Bir gün ailenin küçük yavrusu annesine gider:
– Anne, ben sizin öz kutup ayınız mıyım? der.
Anne:
– O ne biçim soru oğlum? Elbette sen bizim öz kutup ayımızsın! diye cevaplar soruyu.
Ufaklık pek de ikna olmadan oradan ayrılır. Bu kez abisinin yanına gider ve:
– Abi, ben sizin öz kutup ayınız mıyım?
– Saçmalama len! Tabi ki sen bizim öz kutup ayımızsın, ne sandın ya? der.
Ufaklık gene ikna olmamıştır ama çaresizce oradan da ayrılır ve 1-2 gün aklını başka şeylerle meşgul eder. Derken baba avdan gelir. Birlikte yenen yemekten sonra bizim ufaklık bu kez babanın yanına gider ve klasik soruyu ona yöneltir:
– Baba, ben sizin öz kutup ayınız mıyım?
Baba daha önce hanımıyla konuşmuş ve durumdan haberdardır. Ona şöyle der:
– Yavrum bu soruyu daha önce annene ve abine de sormuşsun. Sen elbette bizim öz kutup ayımızsın ama seni bu soruyu sormaya iten sebep nedir?
Ufaklık:
– Yafw baba üşüyom üşüyom…

Bugün kargocu ile telefonda kavga ettikten sonra eve geldiğimde beni küçük bir süpriz karşıladı.  Doping ADSL bana bir kutu göndermişti. Kutuyu açmadan önce “Heralde bir internet paketi gönderdiler. Yanında da bir ADSL modem galiba” diye düşünmeye başladım.  Bu kadar büyük bir kutu içerisinde başka ne olabilirdi ki?

Kutuyu açtığım zaman içerisinden vazelin, saat, tencere kapağı, tütsü, kahve, zımba, cd ve kullanım kılavuzu çıktı. Şaşırdığımı itiraf etmeliyim.  Kullanım klavuzunu açarak ne olduğunu anlamaya çalıştım.

Tencere kapağını kablosuz modemlerinden gelen sinyali daha iyi alabilmek için kullanmam gerektiği yazıyordu. Yerli mühendislik ürünüymüş.  Uğraştım uğraştım bir türlü ADSL modem sinyalini artıramadım. Tütsüye geçip okumaya başladım. Tütsü radyo sinyallerini akışkan hale getiriyormuş.  Hiçbir işe yaramadı.  Hala internet bağlantım kötü durumdaydı. Bir kutu tütsüyü bitirdikten sonra Vazeline geçiş yaptım.  (Şu adresten görebilirsiniz http://www.bizedopinglazim.com/) Vazelini kullanma klavuzunda kablolara iyicene sürmem gerektiğini söylemişler. En iyi sonucu almak için modem ve splitter girişlerine sürmemizi istemişler. Bolcana sürdüm.

Sonuçta internetim komple gitti…!

Bir arkadaşımı çağırdım ve bana yeni bir splitter ile modem getirdi. Onları bağladık.  Yine de pes etmedim. Zımba ile modemdeki kaçakları kapatmam gerekiyormuş.  Kullanma klavuzunda yazdığı gibi zımba ile modemi çok zor da olsa zımbalamaya başladım.  Arkadaşım “Napıyorsun böyle olmaz” diye seslensede modemin her tarafını resimde görüldüğü gibi zımbaladım.  Fakat internet bağlantım bir türlü düzelmedi. FrekansCD ile bilgisayarımın modemle ID sini bağlamamdan bahsediliyordu.  Bu işleme geçtim. Bilgisayarıma CD’yi taktım fakat CD boş çıktı.  İçinde hiçbirşey yoktu. Ama bir program olması lazım değil miydi?

Bana boş CD göndermişler..!

Son olarak ADSL modeme saati kurup kahve olayına geçtim.  Kullanım klavuzunda kahveyi modemin üstüne döküp bekmemem gerektiği yazıyordu.  Modemin üstüne bir güzel kahveyi döktüm.  Sonrada beklemeye başladım.  Modem sıcaklığından mı yoksa başka birşey mi oldu anlayamadım modemimden cızırtılar gelmeye başladı. En sonunda modemin içinden ateş çıktı ve modem yandı.  Sigortalar attı.  Modemi fişten çektim gidip sigortaları açtım ışıkları yaktığımda ikinci modeminde simsiyah olduğunu gördüm.

Davacıyım..!

Gönderdikleri ürünlerin hiçbiri hiçbir işe yaramadı.  2 tane adsl modem yaktım az kalsın kahveyi pc nin içine ve prizlerin içine dökecektim.  Doping Adsl müşteri hizmetlerini aradım.  Durumu anlattım Selin hanım (müşteri hizmetlerinden) telefonda bana bunları yapmamam gerektiğini ve yanlış olduğunu söyledi.  Fakat kutudan çıkan kullanma klavuzunda yazanları yaptığımı ve elimde klavuz olduğunu söylesemde beni dinlemedi.  En sonunda telefon numaramı kontrol ederek Doping ADSL müşterisi olmadığımı söyledi ve telefonu kapattı.

Selin Hanımdan da davacıyım..!

Madem bunları yapmamam gerekiyor neden kullanma klavuzunda bunları yazıp gönderiyorsunuz?  Üstelik http://www.bizedopinglazim.com/  internet adresinizde videolarınızda var.  2 tane adsl modem yaktım vazelin ve kahve sayesinde az daha evimde yangın çıkacaktı. Üstelik müşteri yerine bile koymadılar beni.  Hemen tüm paketi kargo kağıdını ve internet adresindeki videoları alıp savcılığa gittim.

O kadar sinirliydim ki Savcıya tüm içimdekileri döktüm.

Savcı bana elimdeki kullanma klavuzu ve kargo kağıdını delil olarak kullanabileceğimizi söyledi.  Tanıdığı bir avukatı çağırdı O avukat arkadaşa derdimi bir güzel anlattım.  Bana gönderilen paketi ve kullanma klavuzumla beraber yanmış olan 2 adsl modemimi aldı.

Sonunda Doping Adsl’ye dava açtım..!

Davanın birkaç gün içersinde sonuçlananacağını söyledi avukatım.  Özelliklede elimizde sağlam deliller olması ve benim dışımda Kupa kıralı, Simto, Sahika, Melih Bayram Dede gibi arkadaşlara da bu paketi gönderdiklerini söyledim. Bunun üzerine davayı kazanıp tazminat davası da açabileceğimizi söyledi.  Bakalım doping adsl firması ne yapacak..!

NOT: Burada yazılan gerçek bir hikaye değildir. Tamamiyle uydurmadır. Doping ADSL’e ilgi alaka ve hediyeleri için teşekkürlerimi iletirim :)

http://www.bizedopinglazim.com

http://www.doping.com.tr/

Teakolik.com’dan alintidir.

Merhaba Sevgili okurlarim, googleBot ve sadik dostum CyberEgo;

Gecenlerde tanimadigim bir numaradan bir cagri aldim; islerim ile alakalidir diye hemen geri dondum. Ciliz ve korarkak bir ton ile bir bayan sesi Sey afedersiniz Recep beylemi gorusuyorum. “Beyaz seytan” dedi. (Hafif ten bir flashback yasar gibi oldum. yaklasik 10 yil boyunca beyazSeytan diye internette dolastim ve ticari projelerim icin nickimi Adim ve Soyadimin birlesimi Rakkoc olarak degistirdim.)

Evet ben Recep dedigimde. Hocam ben Kubra diye bir karsilik aldim. Hala bu numarayi kullanmiyor olabilirsiniz diye tedirgindim; suanda hacet tepede okuyorum bir konuda yardinizi istiyecegim diye devam eden bir konusma gecti aramizda.

Cok mutlu oldum o an. CeTurk (http://www.ceturk.com) da ASP bolumunde tanistigim birisi taa 2008-2009 de bana bir is imkani sunmustu ve sayesinde bir suru genc ile tanismistim.

Konunun adi “Odevimi yapacak birini ariyorum” seklinde bir sey idi (tam boyle olmaya bilir. geri donuk arama yapmaya calistim suanda ama bulamadim. muhtemelen silinmistir dedim.

400 tl karsiliginda odevlerini yapmistim ve hocalari bunu siz yapmamisiniz diye biraz sıkıstırdıgında kabul edip benimle hocalari ile konusmami istemislerdi ben kabul etmiyince hocaya benim tel nomu hocalarina verip iletisime gecmemi saglamislardi.

Hocalari Hamile bir bayanmis ve dogum iznine cikacakmis; Meslek Lisesinde Web Programlama dersine girecek konuya hakim hoca olmadigi icin disardan sozlesmeli hoca tutmayi dusunuyorlarmis. Sen ASP’ye cok hakimsin gordugum kadari (buyuk bi formu teker teker db ye baglamak ve aktarmak yerine foreach kullandigim icin :]  ) ile bu konuda bize yardimci olurmusun dediler. bende memnuniyet ile kabul ettim. Klasik ASP ve Klasik VB derslerinde ben ogretmenlik yaptim dogrusu cokta zevkli bir zaman gecirmistim.

Steve Jobs‘ın ölümüyle sarsılan bilişim dünyası bu kez de C programlama dilinin yazılımcısı Dennis Ritchie‘nin ölümünün üzüntüsünü yaşıyor (12 Ekim 2011).
RitchieSteve Jobs kadar medyatik olmasa da teknoloji dünyası için en az onun kadar önemli bir isim. programlama dilinin ve UNIX işletim sisteminin yaratıcılarından Dennis Ritchie, yaşamı boyunca gerek kişisel, gerekse ekip arkadaşlarıyla birlikte yaptığı çalışmalar sayesinde birçok ödül almış bir uzmandı.

C programlama dilini arkadaşı Ken Thompson’la beraber Bell labaratuarlarında geliştiren Ritchie, birçok bilgisayar mühendisinin idolüydü.

Dennis Ritchie ve Brian Kernighan​ tarafından 1978 yılında yayınlanan ve tüm dünyaya bu yeni dili öğreten ‘The C Programming Language’ kitabıysa bugün hala C dilinin kutsal kitabı olarak görülüyor.Dennis Ritchie, Unix işletim sisteminin gelişmesi için ömrü boyunca bir çok çalışmada yer almış, bu işletim sisteminin özellikle sunucular üzerinde çok yaygın olarak kullanılmasının en önemli temsilcilerinden biri olmuştur.

Uzun süredir sağlık durumu kötü giden ve 71 yaşında hayata veda eden Dennis Ritchie“UNIX, temelde basit bir işletim sistemidir, ama bu basitliği anlamak için bir dahi olmanız gerekir” sözüyle biliniyor.

 

 

Merhaba Sevgili okurlarım; henüz bildiğim bir okurum yok ama yinede ben yazicagim birseyler.

Cebit donusu 2. gunumde cebittin eskisini arattigini artik bilisim dunyasinin degil is dunyasinin kartvizit dagitmak icin toplandigi bir yer oldugunu herkez gibi belirtmekte olucam. Calismakta oldugum sirketim Teknikkart ( http://teknikkart.com.tr/ )  ile satandimizda gecirdigim 4 gun boyunca iyi işler pesinde kostuk evet guzel projeler icin anlasmalarimizda oldu fakat sadece kendi bazimda dusunmuyorum durumu bir cok firma bu sene bekledigi sonucu alamadi ve cevre standlarimizdan aldigim bilgilere gore bir cogu seneye katilmamayi dusunuyor.

Bu sene 1-4-5-8 nolu salonlar da kapali idi. Gelen ogrencilerin bir cogu sponsor aramakta. Almanya Cebit’e gitmek istiyorum artik. Turkiyede bir cok seyi ele alip basarabilecek daha guzel noktalara getirebilecek bir noktada iken yonetimsel problemler yuzunden batirmakta oldugumuzu dusunuyorum. Artik cebit’e gelen kisiler bilisimci degil halk cunku bilisim adina kalan bir sey yok.

Peki neden boyle oldu; Yurtdisindan direk gelen sicak teknoloji urunleri daha ilk zamanki halkin ve promosyon toplayicilarin elinden gecince artik gelme hevesini kaybetti. yani bu benim sahsi gorusum ama buyuk bir nebzede cevremdeki insanlarda buna katiliyor.

Fuarin yinede eglenceli gecmedigini soylemiyecegim cunku ozellik ile son gunun tbt’den arkadaslar ile gelenekselleşmiş cebit buluşmamizi gerceklestirdik. Burgerking de yemek ve hoş sohbet ile bir cebit macerami daha bitirdim.